Eğitim

Eğitimi Temelden Etkileyen Sosyal Değişimler Nelerdir?

Eğitimi Temelden Etkileyen Sosyal Değişimler Nelerdir? Bilginin değeri bu yüzyılda daha da ortaya çıkmaktadır. Güncel ve düzenli bir şekilde artan özellikteki bilginin elde edilmesi, toplumdaki değişim ve gelişim noktasında itici bir güç olarak değer katmaktadır.

Eğitimi Temelden Etkileyen Sosyal Değişimler Nelerdir? Toplumsal değişme ile eğitimin karşılıklı etkileşim içerisinde olduğu vurgulanmaktadır. Toplumsal değişmeler, eğitim ve öğretimi belli bir yönde değişime zorlamaktadır. Eğitim sayesinde toplum içinde hedeflenen bir plan çerçevesinde insanların değiştirilmesi olanaklı hale gelmektedir.

İtici Güç Olarak Eğitim

Eğitim üzerinde başlatılan değişim, toplumsal yapının tüm parçalarını değişim noktasında etkileyebilmektedir. Aynı zamanda değişen parçalar ile ortaya çıkan gelişimin etkisinde kalarak eğitimde kendini yenilemektedir. Bilgi, teknolojik devrimi ve buradan ivme kazanarak toplumun maddi bağlamdaki temelini yeniden şekillendirmektedir. Bu şekillendirme ile ortaya çıkan toplum içindeki değişim, hem ekonomik hem de teknolojik değişimler kadar büyük bir duruma gelebilmektedir.

Toplumsal Değişme Noktasındaki Görüşler

Toplumsal değişme ile eğitim arasında ortaya çıkan ilişkiyi açıklamaya çalışan temel görüşler bulunmaktadır. Bunlardan biri yeniden oluşumcu ve modernist bir görüştür. Bu görüşe göre eğitim, gelişmekte olan devletlerin hem teknolojik hem de ekonomik gelişmelerini sağlamaktadır. Ayrıca eşitlik, adalet ve hürriyet ilkelerine dayanmaktadır. Böylece eğitim yeni bir toplumsal düzenin ortaya çıkarıcısı olarak görülmektedir. Eğitimi toplumsal değişimi sağlayan en önemli kurum olarak görmektedir. Bu görüşü savunan insanlar, eğitim kurumları içerisinde ortaya çıkan diğer toplumsal kurum ve yapılardan bağımsız değişime sebep olabilmektedir. Toplumsal değişimler meydana getirebilmektedir.

Kendini farklı bir şekilde ifade eden görüş ise çatışmacı yahut da tutucu olarak tanımlanmaktadır. Bu görüşe göre eğitim, hâlihazırdaki toplum yapısına göre hem politik hem de ekonomik açıdan bakıldığında, bu yapıların ayrılmaz bir parçası şeklinde değerlendirilmektedir. Eğitim, bu yapılardan bağımsız olarak hareket edememektedir. Bundan dolayı eğitim sistemi mevcut kurumların ve sistemin ilişkilerini korumaktadır. Aynı zamanda yeniden üretmektedir.

Marksist yapısal fonksiyoncu olarak adlandırılan eğitim anlayışı ise, toplum içerisinde hakim pozisyondaki gurup ya da sınıfın kendi yaşam biçimi ve kültürünü toplumun diğer unsurlarına kabul ettirmeye yönelik bir güç gösterisi olarak değerlendirmektedir. Bu görüş, eğitimin yeni bir toplumsal düzen oluşturmayacağı kanaatindedir. Eğitim sadece hakim sınıfların çıkarlarını korumaktadır. Statükoyu devam ettirmekten öteye gitmemektedir.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu